Fransa’nın küçük bir kasabasında karşıma çıkan büyülü bir seramik dükkanıyla başladı herşey. İrili ufaklı seramiklerin doğallığı, renklerinde ki gizem araladı hayatımdaki ‘Sırr’ dünyasının kapılarını…

Seramik denildiğinde aklıma gelen tüm o ağır kavramlar yerine, incecik bir çizgiyle başladım ‘Sırr’ a. Zarif daireleri boyadım renklere.Biraz siyah, biraz beyaz bazen de pastel kattım içine. Aşk ekledim .. Tutkusuyla doğada uyum içinde yaşasın istedim, şekil verdim yapraklarla.

Asaletini korusun ama romantizmini bozmasın diye, seramiğin kendi dokusunu yaşattım içlerinde. En sonunda ‘Sırr’ günümün ilk kahvesinin kokusuyla, peynirin tadıyla, çiçeklerin renkleriyle bütünleşerek vücut buldu ve 2010 yılından bu yana hayatımın en güzel, en doğal ve en heyecanlı parçası oldu.

Dilerim sizde ‘Sırr’daki seramiğin ruhunu sever ve benim yaşadığım bu maceraya ortak olursunuz… !!

Sevgiyle kalın...
Ayşe Sever